Kurumsal İletişimde Hikaye Özelliğinin Kullanımı
1 Mayıs 2020, Cuma
Kurumsal İletişimde Hikaye Özelliğinin Kullanımı
Hepimizin oldukça aşina olduğu ve severek kullandığı hikayeler özelliği; Snapchat’in hayatımıza sokmaya başladığı ve yüksek oranda eğlenceye yönelik içerikler ürettiğimiz bir araç iken, Instagram’ın bu özelliği bünyesine almasıyla birlikte farklı amaçlarla da kullanabileceğimiz bir araç halini aldı. Özellikle interaktif iletişim ve anlık paylaşım özellikleriyle markaların da veri toplama / ölçüm yapma gibi birçok ihtiyacını karşılayabilir bir konuma geldi.
Kurumsal İletişimde Hikaye Özelliğinin Kullanımı

Hepimizin oldukça aşina olduğu ve severek kullandığı hikayeler özelliği; Snapchat’in hayatımıza sokmaya başladığı ve yüksek oranda eğlenceye yönelik içerikler ürettiğimiz bir araç iken, Instagram’ın bu özelliği bünyesine almasıyla birlikte farklı amaçlarla da kullanabileceğimiz bir araç halini aldı. Özellikle interaktif iletişim ve anlık paylaşım özellikleriyle markaların da veri toplama / ölçüm yapma gibi birçok ihtiyacını karşılayabilir bir konuma geldi.

Şimdi ise LinkedIn’in de hikayeler özelliğini test etmeye başlamasıyla birlikte yeni bir konuyu konuşur olduk: Kurumsal iletişimde hikaye özelliğinin kullanımı nasıl olmalıdır?

Kurumsal İletişimde LinkedIn Farkı
Eğer Linkedin kullanıyorsak, hesabımızı açtığımızda karşımıza “sevimli kedi videosu” çıkmasını beklemeyiz. LinkedIn’in hedef kitle ihtiyaçlarında daha çok bilgi edinme, sonuç odaklılık, ciddiyet, verileri görebilme ve sorgulayabilme gibi dinamikler yer alıyor. Çünkü bu platformda aslında hepimiz, iş hayatı ve iş hayatındaki dinamiklerle dolaylı veya doğrudan bağlantılı bir dünyada dolaşıyoruz.

Her ne kadar Instagram üzerinden de markalar kurumsal iletişim yapıyor olsalar da, etkileşim almak için Instagram’ın iç dinamikleri olan samimiyet duygulara dokunma gibi noktalara dikkat ederek bunu yapıyorlar.

Hal böyle olunca, -belki de LinkedIn’in hikayeler özelliğini kullanıcılarla buluşturmasındaki sebep- kullanıcılar, nasıl ki Instagram’da yüksek oranda eğlence ve samimiyet görürken belli bir oranda kurumsal iletişime dahil olabiliyorlarsa, neden Linkedin’de de yüksek oranda bilgilendirici içerikler görürken belli bir oranda da kendilerini biraz daha rahat ve özgür hissettirecek bir alana sahip olmasın?

LinkedIn Hikayeler
Öncelikli olarak belirtmek gerekiyor ki, bu özellik henüz kullanıma hazır değil. LinkedIn, bir süredir test grupları üzerinde çalışmalara başlamış olsa da henüz kesin bir biçimde nasıl görüneceğini veya ne zaman kullanıcılarla buluşacağını belirtmedi. Bununla birlikte, LinkedIn’in Sr. Ürün Yönetimi Direktörü Pete Davies yeni özelliğin daha fazla iletişim kurmayı teşvik edici yönde olacağını belirtti.

“Geçen yıl kendimize, hikayeler özelliğinin profesyonel bağlamda nasıl görüneceğini sormaya başladık. Bu nedenle, son zamanlarda hikayeler özelliğini test etmeye başladık ve hikayeler özelliğinin profesyonel bir biçimde LinkedIn’deki kullanımıyla ilgili birçok eşsiz bilgi edindik. Bunları önümüzdeki aylar içerisinde kullanıcılarımızla test etmek için sabırsızlanıyoruz.” şeklinde açıklamada bulunan Davies, kesin bir tarih vermese de yakın bir tarihi işaret etti.

Hikayelerde Nasıl Kurumsal İletişim Yapabiliriz?

LinkedIn’in hikayeler özelliğini yayınlanmasıyla daha çok konuşacağımız bir konu olmasına rağmen, aslında Amerika’yı yeniden keşfetmeyeceğiz. Hedef kitlemizin isteklerini ve hangi amaçla konuştuğumuzu bilerek yola çıkacağız.

1.Bilgilendirici İçerikler
LinkedIn, profesyonel bilgi liderliği için oldukça etkili bir platform. Yeni gelecek hikayeler özelliği ile birlikte, hedef kitlenizi şirketinizle alakalı konulardan sıkıcı olmayan bir şekilde haberdar edebilir veya sektörle alakalı bilgi birikiminizi paylaşabilirsiniz.

2.Gerçek Zamanlı İçerikler
Herhangi bir etkinliğin eş zamanlı olarak LinkedIn’de görülmesi, aslında etkinlikle profesyonel anlamda ilgili (sponsorlar/partnershipler gibi) kişilerin doğrudan trafiğine sahip olmanızı sağlayacaktır. Bu sebeple daha öncesinde, planladığınız etkinlik gibi offline veya daha çok trafik çekmek istediğiniz online bir çalışma gibi paylaşımları yapabilirsiniz.

3.İnteraktif İçerikler
Tıpkı Instagram’da olduğu gibi, LinkedIn’de de bu özellikle beraber kullanıcılarınızdan daha aktif bir biçimde dönüş alabilirsiniz. Bunun en yaygın örneği olan Soru-Cevap veya Anket yöntemini kullanarak interaktif içerikler üretirken bir yandan da doğru soruları sorarak şirketiniz için data toplama yöntemine farklı bir boyut kazandıran paylaşımlar yapabilirsiniz.

4.Duyuru İçerikleri
Bütün önemli marka güncellemelerini paylaşmak ve diğer postlar arasında kaybolmadan kendi güncellemenizi maksimum insana göstermek açısından LinkedIn hikayeleri kullanan ilk birkaç markadan biri olmak, harika bir fikir olabilir. Etkileşim almak gibi bir kaygınızın olmadığı ancak maksimum kullanıcı tarafından görülmesini istediğiniz paylaşımları yapabilirsiniz.

 

Detaylı Bilgi İçin Bizi Arayın